İNGİLİZCE'YE DAİR HER ŞEY...
COULD
''Could'' İngilizce'de geçmişteki yetenek/beceri ifade etmek, ricada bulunmak, olasılık ve öneri amacıyla kullanılan bir yardımcı fiilfir.
''Could'' özneye göre değişiklik göstermez ve bütün öznelerle aynı şekilde kullanılır. Fiil ise yalın hali ( ek almamış hali) ile kullanılır.
ÖZNE YARDIMCI FİİL FİİL NESNE ZARF
I could swim when I was ten.
You could dance when you were six.
He/She/It could sing then.
We could speak English. ten years ago.
They could play football last year.
Tom could run fast when was a child.
Gary could draw. pictures at primary school.
Tom and Gary could paint pictures three years ago.
Cümleyi olumsuz yapmak için yardımcı fiile "not" eklenir.
COULD NOT=COULDN'T
I could swim. Ben yüzebiliyordum.
I couldn't swim. Ben yüzemiyordum
She couldn't drive a car. O araba süremiyordu.
We couldn't go out. Dışarı çıkamıyorduk.
Soru cümlelerinde ise yardımcı fiil özne ile yer değiştirir.
Could you play the guitar? Gitar çalabiliyor muydun?
Yes, I could. Evet, çalabiliyordum.
No, I couldn't. Hayır, çalamıyordum.
Could he speak English? O İngilizce konuşabiliyor muydu?
Yes, he could. Evet, konuşabiliyordu.
No, he couldn't. Hayır, konuşamıyordu.
What languages could you speak? Hangi dilleri konuşabiliyordun?
I could speak Turkish and English. Türkçe ve İngilizce konuşabiliyordum.
NERELERDE KULLANILIR
✅ Geçmişteki yetenek/beceri (Ability in the past)
I could swim when I was a child. - Ben çocukken yüzebiliyordum.
She could ride a bike when she was ten years old.
O, on yaşındayken bisiklet sürebiliyordu.
She could play the piano when she was five.- O beş yaşındayken piyano çalabiliyordu.
✅ Olasılık (Possibility) Bir şeyin mümkün olabileceğini belirtme.
This could be dangerous. - Bu tehlikeli olabilir.
The weather could change quickly. - Hava hızlıca değişebilir.
It could rain today. - Bugün yağmur yağabilir.
He could be at home. - Evde olabilir.
✅ Request (İzin/Rica)
Could I have a glass of water? – Bir bardak su alabilir miyim?
Could you give me a lift to school? – Beni okula bırakabilir misin?
Could you help me? Bana yardım edebilir misiniz?
Could you open the window? - Pencereyi açabilir misiniz?
Could you speak slower? - Daha yavaş konuşabilir misiniz?
✅ İmkan/Olanak (Oportunity)
We could go to the park. - Parka gidebiliriz. study in the library.
We could watch a movie tonight. - Bu akşam film izleyebiliriz.