• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

        İNGİLİZCE'YE DAİR HER ŞEY...

Site Haritası

TOO / ENOUGH

TOO / ENOUGH

TOO

Çok fazla, çok aşırı, haddinden fazla anlamıyla olumsuz bir anlam verir. Bir şey yapmaya engel olacak kadar çok anlamı verir.

The tea is too hot. - Çay çok sıcak. (İçeçem.)

The tea is too hot to drink.- Çay içilemeyecek kadar sıcak.

The ceiling is too high.  -Tavan aşırı yüksek. (Dolayısıyla dokunamıyorum.)

These shoes are too small. -Bu ayakkabılar aşırı küçük. (Dolayısıyla giyemiyorum.)

Nerelerde kullanılır:

1)      too+sıfat: “Too” sıfatlardan önce gelir

This box is too heavy. (Bu kutu aşırı ağır.)

This box is too heavy to carry. (Bu kutu taşıyamayacak kadar ağır.)

This box is too heavy for me to carry. (Bu kutu taşımam için çok ağır.)

He is too old to run. ( O koşmak için çok yaşlıdır.)

2)      too+zarf: Zarflardan önce gelir. Örnek:

He speaks too fast. (Aşırı hızlı konuşuyor.)

He speaks too fast to understand. (Anlayamayacak kadar hızlı konuşuyor.)

3)      too much/too many+isim: İsimlerle de kullanılabilir ve yine isimlerden önce gelir.  “too”'dan sonra sayılamayan isimler için “much”, sayılabilen isimler için ise “many” kullanılır. 

There are too many meatballs in my plate. (Tabağımda çok fazla köfte var.)

Our teacher gives us too much homework. (Öğretmenimiz bize çok fazla ödev verir.)

Our teacher gives us too much homework to do. (Öğretmenimiz bize yapamayacağımız kadar çok ödev verir.)

There are too many meatballs to eat in my plate. (Tabağımda yiyemeyeceğim kadar çok köfte var.)

“too”, “very” “really” gibi zarflarla karıştırılmamalıdır.

These flowers are really beautiful. (Bu çiçekler gerçekten güzel.)

These flowers are very beautiful. (Bu çiçekler çok güzel.

These flowers are too beautiful. (Bu çiçekler çok fazla güzel.)  X

ENOUGH

Yeterince, yeterli anlamına gelir.  

She is tall enough to play basketball. –Basketbol oynayacak kadar uzun. (Boyu yeterli)

Olumsuz cümlelerde ise gereklilikleri ya da isteneni karşılamadığı anlamını verir.

My father isn’t young enough to go to the disco. –Babam diskoya gidecek kadar genç değil. (Yeterince genç değil, yaşı gereklilikleri karşılamıyor.)

Kullanım Yerleri:

1)      sıfat+enough: “Enough” sıfatlardan sonra gelir. Örnek:

This chair is light enough. (Bu sandalye yeterince hafif.)

DİKKAT:  Sıfatlar “too”dan önce, “enough”tan sonra gelir: It is too hot. / It’s hot enough.

2)      zarf+enough: Zarflardan sonra gelir. Örnek:

He doesn’t sleep early enough. (Yeterince erken uyumuyor.)

DİKKAT:  Zarflar “too”dan önce, “enough”tan sonra gelir: He speaks too fast. / He speaks fast enough.

3)      enough+isim: Hem sayılan hem de sayılamayan isimlerden önce gelir. Örnek:

I don’t have enough money. (Yeterince param yok.)

I have enough onions in the fridge. (Buzdolabında yeterince soğanım var.)

DİKKAT: “Enough”ta “much” veya “many” eklenmez, ama “too”da eklenir: There is too much noise in the classroom. / There is enough light in the classroom.

4)      enough (sıfat/isim/zarf)+to+fiil (yalın hali): “Enough” ile kullanılan sıfat, isim veya zarftan sonra istenirse “to”+fiilin birinci hali kullanılabilir. Bu fiil cümleye “o işi yapmaya yetecek kadar” anlamı katmaktadır. Örnek:

This chair is light enough to carry. (Bu sandalye taşıyabilecek kadar hafif.)

He doesn’t sleep early enough to have a healthy lifestyle. (Sağlıklı bir yaşam tarzına yetecek kadar erken uyumuyor.)

I don’t have enough money to buy a car. (Bir araba satın almama yetecek kadar param yok.)

I have enough onions in the fridge to cook broccoli. (Brokoli pişirmeye yetecek kadar dolapta soğanım var.)

Saat