• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

        İNGİLİZCE'YE DAİR HER ŞEY...

Site Haritası
Takvim

SIMPLE FUTURE TENSE

  • SIMPLE FUTURE TENSE

    Affirmative (Positive) Form and Negative Form

     

    I

     

     will 

    will not 

    won’t 

    do the washing up 

     

    tomorrow.

    in a few minutes.

    soon.

    next week.

      

     

    You

    finish your homework

    He

    do his homework

    She

    arrive in Paris

    It

    stop raining

    We

    talk on the matter 

    You

    fly to Ankara

    They

    negotiate on the pay rise 

     

      

    NERELERDE KULLANILIR?

    Simple Future Tense gelecek zaman yapılarından birisidir ve önceden planlanmamış konuşma anında verilen anlık kararları ifade etmek için kullanılır.

    • I'm hungry. I will cook something to eat. (Acıktım, Yemek için birşeyler pişireceğim.)
    • A: I'm really hungry. (Gerçekten çok açım.)
      B: I'll make some sandwiches. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.)

    • A: I'm so tired. I'm about to fall asleep. (Çok yorgunum. Uyumak üzereyim.)
      B: I'll get you some coffee. (Sana biraz kahve getiriyim.)

    • A: The phone is ringing. (Telefon çalıyor.)
      B: I'll get it. (Ben bakarım.)

    Gelecekle ilgili verilen söz ve vaadleri ifade etmek için kullanılır. 

    • I will call you when I arrive. (Varınca seni ararım.) 
    • I promise I will not tell him about the surprise party. (Söz veriyorum. Ona sürpriz parti hakkında hiçbirşey söylemeyeceğim.)
    • Don’t worry. I will help you tomorrow.

    Gelecekle ilgili tahmin, varsayım, umu ve beklentileri ifade etmek için kullanılır.

    • I will finish my work in a few hours. (Ödevimi bir kaç saat içinde bitireceğim.)
    • Dont worry, everything will be all right. (Merak etme, herşey iyi olacak / düzelecek.)
    • We'll be successful. (Biz başarılı olacağız.)
    • They'll be there at 6 o'clock. 
    • The year 2003 will be a very interesting year. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.)
    • I think it will rain tomorrow.

    Henüz karar verilmemiş , emin olunmayan bir konu hakkında konuşurken
          
    ·    Perhaps I will move house. (Belki evi taşıyacağım)

    •  He will probably pass his exams. (O, muhtemelen sınavlarından geçecek.)

    Kişilere has tipik davranışlar ve isteklilik ve isteksizlik vurgularında kullanılır.

    • (Birçok denemeden sonra) Don’t try anymore. The car won’t start.

    (Daha fazla uğraşma. Araba çalışmıyor/çalışmayacak)

    • Don’t ask him. You know he won’t help you. 
    • A: I'm really hungry. (Gerçekten çok açım.)
      B: I'll make some sandwiches. (Sana biraz sandviç hazırlayayım.)
    • A: I'm so tired. I'm about to fall asleep. 

    B: I'll get you some coffee. 

    • A: The phone is ringing. (Telefon çalıyor.)
      B: I'll get it. (Ben bakarım.)

    MORE EXAMPLES

    • I will not see Tom this morning. 
    • He won't come to work today. 
    • They will not go to the cinema this weekend. 
    • Jane won't play basketball tomorrow.
    • We will not come to their party. 
    • Will I see you again? 
    • Will You get up early tomorrow morning? 
    • Will the dinner be ready in a few minutes? 
    • Will she be at home tomorrow night? 
    • Will they buy a birthday gift for Sally. 


    SIMPLE FUTURE TENSE İLE KULLANILAN ZAMAN İFADELERİ

    Tomorrow, Tonight, Next week / month / year
    In two / three etc. days, In a week / month etc.
    The day after tomorrow
    Soon

    WILL AND BE GOING TO

     

    Her ikisi de gelecek zaman olmakla birlikte kullanıldıkları alanlar ile ilgili farklılıkları söz konusudur.

    ‘Will’ önceden planlanmamış, niyet edilmemiş veya kararlaştırılmamış, konuşma anında verilen anlık kararları ifade etmek için kullanılırken, ‘Be Going To’ ise önceden planlanmış, kararlaştırılmış veya niyet edilmiş gelecek zaman eylemlerini ifade etmek için kullanılır.
    Jane: Hi, Jack. Tony is coming tomorrow.

    Jack: Really! Good news. I will meet him at the airport. (Anlık karar)

    Later….

    Tina: Hi, Jack. How are you?

    Jack: Fine. Thanks. How are you?

    Tina: Fine. Thanks. By the way, we are going to the movies tomorrow. Would you 

            like to join us?

    Jack: I would love to, but I can’t. Tony is coming tomorrow and I am going to meet 

            him at the airport. Perhaps next time. Thanks for your invitation anyway.

     

    Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Tony’nin geleceğini ilk öğrendiğinde onu havaaalnında karşılayacağını ‘ I will meet him at the airport.’ Cümlesi ile ifade etmiştir, çünkü bu konuşma anında verdiği bir karardır, ancak daha sonra ‘I am going to meet him at the airport’ cümlesi ile konuşma anından daha önce vermiş olduğu kararı ifade etmektedir.

    • He is going to spend his vacation in Hawaii. 
    • We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. 
    • A: Who is going to make John's birthday cake. 
      B: Sue is going to make John's birthday cake. 

    BE GOING TO ile WILL arasındaki diğer fark ise gelecek ile ilgili tahminlerde bulunurken olan farktır. 

    Gelecekle ilgili tahmin, varsayım, beklenti ve olasılıklarda "WILL" kullanılır. Eğer gelecekte olacak eylem veya durumun gerçekleşeceğine ilişkin kanıt, görüntü, vb. var ise "BE GOING TO" kullanılır. 

    I think it will rain tomorrow.

    Look at those black clouds! It is going to rain.

    If you drive so carelessly, you will have an accident.

    Look! That truck is approaching another lorry dangerously. There is going to be an accident.

    MORE EXAMPLES 

    • I am sure you will pass the exam
    • I believe that she will be successful.
    • I hope she will come on time.
    • I think she will not attend the meeting.
    • She is pregnant. She is going to have a baby.
    • He is studying medicine at university. He is going to be a doctor.
    • A: What are you going to be when you grow up?

    B: I am going to be an engineer.

    • A: What are you going to do when you retire?

              B: I am going to move to a small town and buy a boat.

    • He is going to wash the car. 
    • She's going to meet her boss. 
    • We're going to be friends. 
    • They're going to hold a meeting. 
    • I am not going to learn Japanese next year. 
    • You aren't going to meet Jane tonight. 
    • He isn't going to spend his vacation in Hawaii. 
    • Are you going to call me later? 
    • Is the teacher going to give a test next lesson? 
    • Are we going to stay at home this weekend? 
    • Is the teacher going to give a test next lesson?
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret2809
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar42.325042.4946
Euro48.977149.1733
Hava Durumu
Saat